Kategoriler
Yaşam

Bir Seboreik Dermatit (Egzama) Öyküsü 2020

hastalığı ve bu hastallıkla mücadele amacıyla bu yazıyı yazıyı yazışımın 10. yılında eklemeler yapmayı düşündüm. İçinde bulunduğumuz 2020 yılında hala daha bu hastalığın çözümü bulunmuş değil. Şu sıralarda tüm dünyada COVID-19 (koronavirüs) pandemisi ile karantinalardayız.

Aşağıda önceki yıllarda da bahsettiğim gibi bu hastalık bir deri hastalığı değil. Vücudumuzun içerisinde bir şeylerin yolunda gitmediğinin göstergesi ve hatta bir tür uyarı sistemi bu hastalık. Eğer ki siz bu konuda önlemler almazsanız ileride daha tehlikeli rahatsızlıkların yaşanması an meselesi desek çok da yanlış olmayacaktır.

hastalığının nedenini geçtiğimiz yıllarda da belirtmiştim. Tamamen bağırsaklarınızdan kaynaklı bir rahatsızlık. Bağırsak floranızın bozulması nedeniyle oluşabilmektedir. Bağırsak florasını aşağıda da belirttiğim gibi bozan besinler, şekerler, gluten, sigara, alkol vb. gıdalar. Evet bu tür gıdaları ve alışkanlıkları sürdürdüğünüz sürece bu hastalık bitmeyecektir ve aksine başka rahatsızlıkların da çıkmasına neden olacaktır.

Ben de durum nedir? Ben de uzun yıllardan sonra yok. Şeker kullanmıyorum. Şeker derken buna, fruktoz yani meyve şekeri, yani şeker içeren meyveler yemiyorum, sularını içmiyorum, gazoz, kola vb. şekerli asidik içeceklere hiç değinmiyorum bile. Laktoz yani süt şekeri kullanmıyorum, süt içmiyorum, bunun yerine kefir tüketiyorum. Alkol kulanımım ayda 1 kere civarında. Sigarayı bıraktım. Gluten ile beslenmemeye dikkat ediyorum. Yani gluten içeren unlu gıdalardan uzak durmaya çalışıyorum. Paketli şekilde satılan ve rafine edilmiş besinleri yemiyorum, içmiyorum. (Şeker içeren gıdalar ve bu gıdaların etkileri ilçin “That’s Sugar” adlı belgeseli izlemenizi tavsiye ederim.)

Şampuan artık kullanmıyorum. Piyasada bulunan tüm şampuanların içerisinde çeşitli kimyasallar ve deterjan bulunduğu için faydadan çok zararı olduğunu gördüm. Bunun yerine doğal sabun kullanıyorum. Selvans adlı markanın katran sabununu kullanıyorum. Ardıç katranı, çam katranı ve sedir katranı sabununu kullanabilirsiniz farketmez. Ben genellikle çam katranı sabununu kullanıyorum. Hem yüzümde hem saçımda kullanabiliyorum. Saçları ilk zamanlarda biraz katı yapsa da sonraları düzeliyor. Çok olmasa da az miktarda saç dökülmelerimi de durdurdu.

Kısacası, gluten ve şekerli besin kullanımı, sağlıklı beslenme, düzgün saatinde yeterli uyku, doğal sabun kullanımı ile bu hastalığı ve ileride yaşanabilecek daha büyük hastalıkları önleyebiliyorsunuz. Peki ne yiyeceğiz derseniz? Aslında çeşidiniz çok. Sebze ağırlıklı olmak üzere, baklagiller ve et ürünleri tüketebilirsiniz. Sebzeler konusunda zeytinyağlı ağırlıklı şekilde daha çok çiğe yakın şekilde tüketmek oldukça faydalı olacaktır. Yalan yok sebze sevmezdim. Ancak karnıbahar veya brokoli haşlayıp zeytinyağ ve az biraz kaya tuzu en büyük zevklerimden biri haline geldi diyebilirim.

Seboreik dermatit tedavisi sebze

Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir makalede, bağırsaklarda yer edinen parazitlerin başlıcası da tenyaların da, seboreik dermatit, sedef, ürtiker (kurdeşen), anjioödem, astım vb. hastalıklara neden olduğunu okudum. Ülkemizde en çok rastlanan tenya türü sığır tenyası, bilimsel adıyla “Taenia Saginata”. Sığır tenyaları vücudumuzun içerisinde hiç hissetirmeden 25-30 yıl kadar yaşayabildiği yazmaktaydı. Unutulmamalı ki tenyalar sadece etten değil çeşitli şekillerde de size bulaşabilmektedir. Bu konuda uzman bir doktora (iç hastalıklar uzmanı bunun için uygun olacaktır) giderek, test yaptırmanızı tavsiye ederim. 09.05.2020

Tedavisi 2018

tedavisini tamamen bulduk diyebiliriz. Bu yazıyı yazalı 8 yılı geçiyor. Eski yazı hala aşağıda duruyor ve okursanız göreceksiniz ki sizlere uygulanmış tedavi yöntemlerinin aynısı bana da uygulandı ve sonuç olarak, o tedavi yöntemleri ile hastalık hiçbir şekilde geçmedi.

Hastalık durumuma gelecek olursak, artık rahatsızlığım yok. Neden ve nasıl yok bunları kısaca uzatmadan madde madde sıralayarak anlatacağım. Uygulama yaptığınız takdirde sizin de iyileşmemeniz kaçınılmaz.

Seboreik dermatit (egzama) veya diğer tüm türleri için tedavi yolu aynı gibi diyebiliriz. Bilmeniz gereken en önemli konu, bu hastalık deri hastalığından  ziyade bir iç hastalık olduğunu bilmeniz. Hatta merkez noktası, bağırsak florasının bozukluğu. Kısacası gerekenler şunlar,

1) 3 beyazdan uzak durmalısınız. Bunların en başında şeker gelmekte. Şekerin her türlüsünden uzak durmanızı tavsiye ederim. Eğer ki yüksek derecede kalori harcayarak spor vs. yapmıyorsanız meyve dahi az tüketin.

2) Probiyotik beslenmeye özen gösterin. Bunun için en iyi probiyotik ürünü konusuna göz geçirebilirsiniz.

3) Uyku düzeni önemli bir husus. Beyinde yer alan epifiz bezi gece 23-03 saatlerinde melatonin hormonu salgılamaktadır. Bu saatlerde uyuyor olmanız size iyi gelecektir.

4) Rafineri olan her türlü besinden uzak durmalısınız.

5) Alkol ve sigaradan kaçınmalısınız.

Kısacası bağırsak floranızı sağlıklı bir hale getirmeniz bu hastalıktan kurtulmanız anlamına gelmektedir.


Candida Mantarı (23 Mart 2014)

Yorumlardan yazıyordum bazı güncel olayları ama yorumlar 1000 e yaklaştığı için herkes okuyamıyor ve yararlı olmuyor. Bu yüzden gelişmeler oldukça yazı üzerinden güncellemeler yapacağım.

Yorumlarda da bahsettiğimiz gibi en son Prozinc yeşil kahverengi ve mor kutu olanlarını kullanıp denedik ama 1 2 aylık kullanımdan sonra o da çare etmemeye başladı. Son 1 yıldır Vichy Dercos (Yağlı saçlar için) olan şampuanı kullanıyorum ve saçlarda seboreik dermatitten eser yok.

Seboreik dermatit (egzama) için Vichy Dercos şampuan

Vichy Dercos resmi:

Fakat özellikle sakal dipleri, burun çevresi ve kaş diplerindeki kabuklanmalar devam ediyor. En can sıkıcı nokta bu. Ayrıca yüzde sivilcelenmeler de cabası. Artık doktor gitmeden tetradox antibiyotik alıp kendime tedavi uyguluyorum ama tabi bu da geçici çözümler.

Son zamanlarda saçma sapan alerjiler de gözükmeye başladı. Bazı kozmetik ürünlere ya da ilaçlara (özellikle aspirin türevleri). Bunları kullandığımda yada bana değdiğinde; dudaklarda, gözde, kol, el, ayak yada bacaklarda şişmeler (ödem), kaşıntı, kızarıklık meydana geliyor. İlk yaşadığımda doktora gittim ve avil ampül verildi şişlikler 1 günde indi. Herediter anjioödem olabilir diye doktora gittim, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa da yapılan deri ve kan alerji testlerine girdim hepsi negatif çıktı. Şimdilerde alerjiler sıklıkla görülmeye başladı. Cebimde avil ya da taveglyl tablet olmadan dolaşmıyorum. Bunları yazdım çünkü yaşayanlarda belli süre sonra alerjik reaksiyonlar görülmeye başlayacağını öğrendiğim için yazıyorum.

Seboreik Dermatit ve Candida Mantarı

Bunları yazdığım için ümitsizliğe kapılmayı belkide tümünün çözümünü bulabiliriz. Geçenlerde bir izleti izledim. İzleti şeker tüketimini çok yapanlar hakkındaydı. Zehir sayılabilecek şekerlerin bağışıklık sistemimiz de %70 bağırsaklarımız etkili durumda ve bağırsaklarımızın %20 si kötü %80 i iyi bakteri ve mantarlardan oluşuyor. Bu denge bozulduğunda bağışıklık sistemimiz bozuluyor ve bu tarz hastalıklar boy gösteriyor. Buna neden olan şeyin baş aktörünün adı: Candida mantarları. Daha önce zafer adlı bir arkadaşımız aşağıda yorumda bu mantardan bahsetmiş. Ve bu mantardan kurtulmak için gerekenleri de bahsetmiş. (Arkadaşımızın yazısını bulmak için ctrl+f yaparak Candida mantar diye arama yapın)

Özellikle çocukluktan beri çok fazla şeker kullanan, tatlı yiyen, kola, gazoz vb tatlı içecekler içen, çok fazla fast food alışkanlığı olanlar varsa yorumlarında yazabilirlerse sevinirim. Bu seboreik dermatit hastalığını yaşayanların ortak bir noktasını bu şekilde bulabiliriz. Çözümü de hep beraber bulabiliriz.

Ben şu anda (bu konuda çok ümitliyim) seboreik dermatit ve alerji yaşayan hastaların bağırsaklarındaki bakteri ve mantarların oranlarının bozuk olduğunu düşünmekteyim. Yani Probiyotik hap, toz takviyesi almalıyız. Ya da doğal yöntemlerle probiyotik besinler içecekler tüketmeliyiz. Araştırdığım kadarıyla probiyotik ürünlerden bazıları: kımız, kefir, boza, şalgam, lahana turşusu…

Candida adlı mantar ve şekerli türdeki besinlerin vücuda zararlarını öğrenmek için alttaki izletiyi kesinlikle izlemelisiniz:


Seboreik Dermatit Nasıl Başladı? (18 Kasım 2010)

Bu hastalığı yaşayan birçok arkadaşımız var ve bende 8 yıldır bu illetle yaşıyorum.Ne yazık ki kesin kökten halledebilecek bir tedavisi yok.Tehlikesi olmayan bir hastalıktır ama insanı psikolojik yönden olumsuz yönden çok kötü etkilemektedir. Çekmeyen de bilmez.Anca durdurmak için bazı losyon, krem vb. ilaçlar  mevcuttur.Kendi deneyimlerimi bu yazımda sizlerle paylaşacağım. İnternette araştırdığınızda bazı fotoğrafları görüp korkmayınız gerekli ilaçları kullandıktan sonra hafifler hatta durma noktasına gelir.Belli bir süre sonra tekrar edecektir.Birçok hastalığa çare bulundu bi buna bulunamadı.Kimi karaciğerden kimi virüs yada bakteri diyor.Virüs yada bakteri olsa başkasına da bulaşırdı herhalde ama bulaşıcı bir hastalıkta değil.Kimi stresten kimiside alerjik bir durum diyor.Her kafadan bir ses…

Bilmeyenler diyecek ki bu ne lan ölümcül bir hastalık mı?Değil tabi ki.Bir tür deri hastalığı, türü.Gıcık bir tür hemde.Özellikle kafadaki kepeklenme olarak görülür ve kepeklenme ile karıştırılır.Halbuki kepekler daha ufakken bu hastalıktan olanların saçında iri kabuklanmalar olur.Sadece saçta mı olur? Tabi ki hayır vücudun başka yerlerinde de bulunabilmektedir.Kişiden kişiye göre farklılıklar göstermektedir.Kimilerinde sadece saçta iken kimilerinde sakal dipleri kaş diplerinde olur.Kimilerinde burun kenarlarında kimilerinin ellerinde kimilerinin göğüs bölgesinde bulunur.Vücudun çeşitli bölgelerinde çıkmaktadır.Saçında olup burun çevresinde de olabilir.

Seboreik Dermatit Sürekli Tekrar Eder

Seboreik dermatit ne zaman başlayacağı bölgede önce bir kızarıklık başlar daha sonra bu kızarıklık kabuklanmaya başlar.Pul pul dökülmeye başlar kızarık olan bölge.Ayrıca sinir edici kaşınmada beraberinde geliverir.Özellikle yaz aylarında durum sinir bozucu olur.Terledikçe daha çok kaşınırsınız.Hastalık sürekli görülmeyebilir kimi zaman aşırı şekilde görülürken bazen durma noktasına gelebilir.

Hastalığımın ilk yıllarında doktora gittiğimde bana allerjin var demişti.Neye dediğimde toza kuma vs. diye bir saçma cevap verdi. Ketoral şampuan, M-Furo losyon ve ismini tam hatırlamadığım bir losyon daha vermişti.Tabi ki işe yaradı kullandığım sürece hastalıktan eser olmadı ama kesince 1 hafta dolmadan tekrar kabuklanmaların başladığını gördüm.Bu ilaçların çözüm olmadığını görünce kullanmayı kestim.Zaten uzun süreli kullanımdan sonra sanki bağışıklık kazanmış gibi kullansanız bile ilaç bir işe yaramamaya başlıyor.

seboreik dermatit

Seboreik Dermatit’in En İyi Şampuanı Blue Cap

Gıcık eden kaşınmalar yüzünden tekrar doktora gidelim kararı almıştık ve dedemin eski bir ahbabı olan Cildiyeci Kolsuz Agop olarak tanınan Prof. Dr. Agop Kotoğyan gittim.Oda Blue Cap Krem ve Blue Cap Şampuan verdi.

Şampuann pek bir işe yaradığını söyleyemem ama kremi mucizevi bir ilaç gibidir. İlk ay şampuanını almıştım ama baktım pek yararı yok bende bıraktım almayı sadece krem yeterli geliyordu.Saçımın haricinde burnumun kenarında da çıkıyordu ufacık bir sürüşten sonra hemen geçiriyordu.1-2 yıl kadarda blue cap i kullandıktan sonra fiyatının 60TL gibi bir fiyatta olduğu için (2006 yılında bu fiyattaydı şimdi nedir fiyatı bilmiyorum) artık bıkkınlık geldi ve onuda almayı bıraktım.Zaten üniversiteye gittiğim bölgede bu şampuanda bulmak zor idi İstanbul’dan da getirmeye gerek duymuyordum. Çünkü o sene bulduğum bir şampuan hastalığı durdurma noktasına getirmişti.

2006/2007 yıllarında özellikle hiper marketlerde kolay bulunan bir şampuan olan Clear Men Active Sport (Mavi mentollü olan) kullanmaya başlamıştım.Hastalığı tek başına yok etmişti sağ olsun.Hatta o zamanlar bunun etkisini görünce Clear a teşekkür maili atmıştım ve şampuan formüllerini değiştirmemelerini rica ettim.

Blue Cap Alternatifi Clear Men Active Sport

Daha sonraları internette bazı forumlarda bu hastalıkla yaşayan diğer arkadaşlarla konuştuğumuzda onlarında Clear Sport u kullandıklarında iyileştiğini öğrendim.Onlarda Clear a benzer mailler yollamışlar.Fakat ne olduysa 2008 yılında Clear formülünü değiştirdi ve seboreik dermatit’e çare olan bu şampuan bir b.ka yaramaz oldu. Heralde soyguncu ilaç şirketleri Clear ı sopaladı.Siz ne dersiniz bu işe? Şimdilerde Clear Cool Sport olarak satılıyor hala bu ürün.Hala bu şampuanı alıyorum kullanıyorum fakat bir işe yaramıyor o yüzden çözüm buldum diye sevinen arkadaşlar heveslenmesin.Ama bir kullanın belki sizlerde bir işe yarar.

Ara ara ufak tefek losyonlar alıp denemeler yaptım uzun süreli kullanımlarda gene bağışıklık kazanıyormuş gibi ilaçlar bir işe yaramamaya başladı kendi kendime çabaladım.Yok elma sirkeleri, halis zeytin yağları, zeytinyağı sabunları, karışık tüm yağların bulunduğu formüller, normal kremler vs vs. derken kafam oldu nükleer deney sahası gibi.İnanın bit koysanız koymanızla ölmesi 5 dk. sürerdi.

Seboreik Dermatit Yeni Tedavi Arayışı

Hastalığımın 7. yılının şerefine bir başka dr. ye gittim. O da 2 hap (1 tanesi antibiyotik Tetradox).Konazol şampuan, Psovate losyon ve kendinizi kimyager zannettiren Benzamycin jel verdi.Özellikle benzamycin süper bir ilaç gerçekten hem surat hemde vücudunuza sürüyorsunuz 1 tane bile sivilce bırakmıyor seboreik dermatit bulunan derinizi pürüssüz doğal görünümünde ve kaşıntısız hale getiriyor ve pırıl pırıl parlatıyor. Birde dolu şeyi yasakladı kuru yemişten tutun, baharatlar, kızartmalar, turşu vs. Tedavim 2 ay sürüyordu ki verdiği hap olan Tetradox kusturmaya başlayınca tedaviyi bıraktım!  Tam bir karaciğer, bağırsak ve mide düşmanı Tetradox verirlerse de kullanmayın derim.

Şimdilerde sadece psovate losyon kullanıyorum.Biliyorum kortizonlu ama başka çarem de yok.

Fungoral, Konazol, Ketoral vb. bunların hepsi ticari amaçla çıkarılan şampuanlardır kullanmamanızı tavsiye ederim bir işe yaramamaktadır.

Bugün bir araştırma yaptığımda Headn’ Shoulders ın Seboreik Dermatit ler için çıkartmış olduğu bir şampuan olduğunu gördüm.Ama yurt dışında satışa sunulmuş.

Neutrogena T/Gel diye bir ürün var onuda önerenler var.Büyüğü 28 TL küçüğü 19 TL civarında.

“Bir Seboreik Dermatit (Egzama) Öyküsü 2020” için 1.303 yanıt

duştan çıktıktan sonra insanın kafası 3 saat sonra parlar mı? inanılmaz bir yağlanma var. sulu şekilde. nasıl çözerim. artık bitirdi bu hastalık beni.

kullandım 3. günümdeyim. maalesef bir değişiklik yok. şampuanlara harcadığım para 1500 tl’yi geçti.

Merhaba benimde cildim aşırı yağlı sacta ki yağı azaltmak mumkun .
yikandigin zaman suyun ilik olsun ve sacini sadece hakiki kükürtlü sabunla 2 kez yika ve daha bise sürme saçlarına max.1 ayda saçların yag dengesi yerine gelecektir…

benimde 5. yılım oldu benimki sadece yaz aylarında kasıntı oluyor 2 3 ay boyunca sıkcaklarda havalar serinleyince hiç olmaz sizinkilerde öylemi acaba artık şüpelenmeye başladım benimkisi seborik degilmi kaşıntı saç derisinde göğüs de kollar ve bacaklarda oluyor

doktora cok gittim kremler şampuanlar kullanmadıgım ilac kalmadi ama halen devam ediyor 1 sonuca varamadı kendi kendime seborikim dedim artık

yani merak ettigim sizdede boyle olmuyormu yoksa sadece benimkimi boyle yazları oluyor

Kaşıntının yanı sıra aşırı yağlanma. Bunlara paralel aşırı kızarıklık ve derinin kabuklaşması diyebiliriz. Hemen hemen her mevsimde olabiliyor.

Arkadaşlar karaciğer cilt hastalıklarının %80 nini oluşturur. Şeker şeker şeker maalesef karaciğerimiz glikoz şurubu içeren besinleri sindiremiyor . 1hafta boyunca kola gazoz dondurma gibi aşırı glikoz şurubu içeren besinler tüketin göreceksiniz hastalık kuduracak. Maalesef tükettiğimiz besinler gerçek şeker değil yapay yani glikoz şurubu şeker buda karaciğeri mahvediyor.karaciğer bu kadar glikozu sindiremiyor ve vucuttan bu şekilde atıyor. Aşırı yağlanma olan deride de bu hastalığa sebeb olan mantar için saray görevi görüyor. Bu hastalıkla dıştan tedavi tek başına care olmaz . Karaciğerde yaglanmayı önleyecek tedavi uygulanmalı. Aşırı şeker olan besinler ( soguk cay kola gazoz dondurma vb ) kesilmeli.sonra dıştan tedavi için ister dogal olan sirke , cörekotu ve sarımsakyağı karısımı tedavi uygulayın ister dermotto losyon ve seboderm sampuan lı yontemi uygulayın.

Bir arama motoruna “webkenti seboreik dermatit” yazıp aratarak kendi sitesindeki yöntemi uygulamanızı öneririm.

Selamlar.

10 senedir bu illetle uğraşıyorum ve bu bloga denk geldikten sonra her şeyi bırakıp vichy dercos yeşil kapağı kullanmaya başladım. Bir süre çok ciddi şekilde etkisini de gördüm ancak geçen sene kafamın ve kaşımın içindeki pullanmalar, kafamda irinli sivilcelere, yüzümde ise hiç geçmeyen aknelere dönüştü. Bu illetle uğraşan herkesin yaptığı gibi ben de deneme yanılma yoluyla bana iyi gelen şeyleri uyguluyorum. Kafama göre tetradox tedavisi uyguluyordum ama böbreklerim perişan oldu. Kullanınca iyi geliyor bırakınca nüksediyor. Son zamanlarda uyguladığım ve ciddi manada fayda gördüğüm yöntemi paylaşmak isterim ; Penguen marka enginar konservesinden (içinde 7-8 adet var ve fiyatı 17 lira) her gün çiğ olarak bir tane yiyorum. Malumunuz enginar karaciğer dostudur ve bu illetin karaciğer,böbrek ve bağırsak üçlüsüyle önemli ilişkisi var. Saçlarımı ve yüzümü zeytinyağlı sabun ile yıkıyorum(aktarda 5 lira). Duştan çıktıktan sonra yüzümü ve kaşlarımı gül suyu toniğiyle siliyorum(markette 3-4 liraya satılıyor gül suyu toniği) En önemlisi ise “SU”. Ben resmen su içmiyormuşum onu farkettim. Günde 3 litre civarında su içiyorum( biraz fazla çişe götürüyor ama yapacak bir şey yok 🙂 kafamdaki ve yüzümdeki sivilceler şimdilik tamamen gitti. Kaşımda ara ara küçük pullanma olduğunda vichy yeşille yıkıyorum ve bir süreliğine kurtuluyorum. Bu alçak hastalıktan kesin kurtuluş yok gibi görünüyor. Herkes denediği ve fayda gördüğü şeyleri yazarsa birbirimize fayda sağlamış oluruz. Bu bloğu oluşturan kişiye de teşekkür ediyorum. Umarım yazdıklarım birilerine fayda sağlar. Unutmayın; bilgi paylaşıldıkça çoğalır. Herkese acil şifalar dilerim…

Merhabalar, ben küçükken aşırı şeker tüketirdim. Annemin yaptığı baklavaların şerbetini tabağa dodurur içerdim o derece… Büyük bardak çaya 6 tane şeker atardım. Daha sonra ne olduysa artık büyük bardağa 1 tane küp şeker bile fazla şekerli geliyor bana. Yine ortaokul zamanında cok fazla jöle kullanırdım fakat sacımda en ufak bir kepeklenme olmadı. Ne yazıkki 2 sene önce bende de seboik dermatit rahatsızlığı nüksetti. Ve gün geçtikçe ilerliyor. Doktorların çeşitli ilaçlarını vs. denedim. Alternatif olarak Prof. Saraçoğlu’nun formüle ettiği formülüde denedim yalnız 2 hafta deneyebildim çünkü hem aşırı zahmetli hemde kabıklanma çok daha fazla arttı. Yukarıda da denildiği gibi belkide bakterilerden oluyor olabilir. Ama şunu farkettim doktorum en son gittiğimde ilginç bir şekilde bana 10mg zoretanin verdi ve 2 günde bir içmemi söyledi. Hastalığın zaman zaman ateşlenmesinde en büyük etkenlerden biri de yağlanmanın artması. Bu ilaç yağlanmayı azalttığı için ve beraberinde nemlendirici veya doğal bir saç kremi kullanırsanız düzenli bir şekilde saçlarda belirgin bir şekilde azalma gördüm. Nitekim belirtmem gereken bir husus da önceleri saçlarım cok fazla yağlanırken bu hastalık basladıgından beri yağlanma azaldı bence bir şekilde o yağlanma bu kabuklanmaya da sebebiyet veren faktörler arasında. Size kesin şunu kullanın diyeceğim bir tavsiye veremeyeceğim. Bende arayış içerisindeyim yukarıda bahsedilen Head & Soulders türkiyeye gelmiş onu denemek istiyorum. Fakat tavsiye edebileceğim tek şey hangi ürünü kullanırsanız kullanın yanında % 100 doğal bir saç kremi kullanmanız ve saçınızı gün aşırı yıkayıp temizlemeniz. Umarım bu hastalğa bir an önce bir çare bulunur da hepimiz bu illetten kurtuluruz.

Not: Benim rahatsızlığım Saç bölgesinde sakal diplerinde zaman zaman kaşlarda burun kenarlarında ve göğsümde görülüyor.

merhaba bende de egzama vardı yaptıgım özel solusyonla bu hastalıktan kurtulmaya başlıyorm yardım isteyenler ulaşabılır bana

Merhaba bu illetten kurtulmadım şekeride bıraktım yine aynı burun kernarımda kızarıklıklar var sürekli saç diblerimde kuru hangi şampuanı kullanmam gerek yardımcı olursan sevinirim

Hastalığın şekerle bir bağlantısı yok.Seboreik Dermatit diğer ismiyle yağlı egzama,cilt tipinin normalden daha fazla yağlı olmasından ve bazende buna ek olarak hassas ve alerjik bir bünyeye sahip olunmasınında etkisiyle oluşan bir hastalık.Şampuanlar sadece geçici olarak hastalığı tedavi edebiliyor.Selenyum Sülfat içerikli şampuanların saçlara faydaları olsa da saç rengini açması ve dökülmeyi tetiklemesi olası bir durum.Bu yüzden haftada 2 kere bu etken maddeyi içeren şampuanı kullanın.Saçlarınızı 2 günde bir yıkadığınızı düşünürsek aradaki 2 günde de yağ dengeleyici farklı bir şampuan kullanın.(h&s clinic strength tavsiye ederim.vichy dercosa göre daha az yan etkileri var,alternatif olarakta salicade şampuan kullanabilirsin)
Yağ bu hastalığı tetikleyen bir madde.Bu yüzden yoğurt-süt gibi ürünleri yarım yağlı alın.Domates,biber ve baharatlardan uzak durmanızda fayda var.Alerjik bir durumunuz varsa yumurtaya karşı da önlem alabilirsiniz.
Bol su için(en az günde 15 bardak)
Terlememeye özen gösterin.Spor yapıyorsan,sporu mümkünse minumum seviyeye indir hatta bırakabiliyorsan bırak.
Stresli bir ortamda çalışıyorsan buda hastalığını belli oranda etkileyebilir.
Bağışıklık sistemiyle hastalığın bağlantısı yok fakat bağışıklık sisteminizdeki bozukluk bu hastalığı olumsuz etkileyebilir.Bu yüzden haftada 2-3 kere kefir içebilirsin.
Sabahları aç karnına 2 çay kaşığı çörekotunu yersen,saçlarını zayıflatacak olan etken şampuanlara karşı saçlarına direnç kazandırmış olursun.
Uyku düzenine dikkat etmekte bu hastalık açısından önemli.En az 8 saat uyu.
Şeker konusuna tekrar gelirsek,az tüketmeye çalış mümkünse meyvelerden,çaydan alacağın şekerle yetin.
Kahve,sigara,alkol de bu hastalığa olumsuz etki gösterebilir bunlardan da uzak dur.
Aşırı kabronhidratlı yiyecekler de bu hastalığı olumsuz etkiliyor.Protein ağırlıklı ve sebze meyve yemeye özen göster.
Bir de ek olarak şunu söyleyebilirim tuzlu suyun bazı sebore hastalarına yararı olmuş,deniz suyunu deneyebilirsin.Yine termal suların deri hastalıklarına iyi geldiği belirtilmekte bunu da deneyebilirsin.

Furkan şeker ile alakası yok demiş ancak şekerli her türlü besinin alakası ne yazıkki var. Zaten Furkan’ında dediği gibi alerjik bünyelerde rastlanan bir hastalık. Zaten alerjinin bir nedeni de bağışıklık sisteminin düzgün çalışmamasından kayynaklı. Bağışıklık sistemini bozan etkenlerden biri de bağırsaklarda yer alan kötü huylu bakteri ve mantarlar. Şeker de ne yazık ki bunların artışını sağlayan bir etken. Zaten doktorlar bile artık alerjik rahatsızlıkların bir kısmını probiyotikle çözmeye çalışıyor. Probiyotikler bağırsaklardaki bu kötü diye adlandırabileceğimiz bakteri ve mantarların oluşumunu engelliyor hattta aza indiriyor diyebiliriz. Yani şekeri bıraktıktan sonra probiyotik de almanız gerekiyor. Bunu diğer konumda da bahsettiğim gibi doğal besinlerden alabilirsiniz. Baharatlı yiyecekler konusuna gelecek olursak aşırı baharat tüketen biriyim ancak hastalığımı azdırmadı. Alkol ve sigara tüketen biriyim, yine hastalığıma herhangi bir etkilerini görmedim şu vakte dek ama tabi kullanılmasını önermiyorum. Şampuan olarak yukartta belirttiğim yine Furkan’ın dediklerini kullanabilirsin.

Merhaba atu kardeşim yardimci olurmusun bana bu hastalığı 15 yıldır çekiyorum tedavisi yokmu bunun şuan kullandıklarınızı yazabilrmisiniz çok sevinirim hergün araştıryorum 🙁

Kesin bilimsel makalelerde yer alan ve bizzat denediğim kesin bilgi
olarak hastaların daha da kötüleşmesini engellemek adına
paylaşıyorum…Kesinlikle ve kesinlikle içeriğinde yağ olan herhangi bir
krem veya antifungal-antiviral-antibakteriyel etkisi olduğu söylenen
bitkisel yağ hayvansal yağlar da dahil uzak durunuz.Çünkü derinizdeki o
bakteri(mantar) yağla besleniyor.Onca ürün denedim sadece BlueCAP kremin
faydasını gördüm birde ”tuzlu su” temiz bir yerden deniz suyu
idealdir veya ona yakın kaya tuzundan elde edeceğiniz tuzlu su
çözeltisi.her gün temiz bir yerde denize girme olanağı olan varsa
denizden çıktıktan sonra duş almayın öyle kalın ertesi gün denize
girmeden önce ılık suyla tercihen PH olarak yumuşak bir sabun kullanarak
duşunuzu alıp sonra tekrar aynı şeyi yapın. Tuzlu su kullanırkende aynı
kuralı uygulayın.Nemlendirici olarak ve tedavi edici olarak da BluCap
çok iyi ama malesef pahalı.Bende şimdi ucuz olduğu için Nutrigina yağsız
nemlendiricisini sipariş ettim onu deniycğm.Tuzlu suyu mutlaka
deneyin…Antibiyotik kesinlikle durumunuzu daha da beter yapar.

bende çocukluğumdan beri çok tatlı tüketen hatta tatlı krizine giren biriyim, ne yaptıysam bu egzama illetinden kurtulamadım

Şekeri bırakın benim gibi sorun çözülüyor. Bir dilim pasta yiyorum, kızarıklık oluyor 2-3 güne.

muzdarip bir eczacı olarak size bilgi ve tecrübelerimi aktarayım

başarısız kortizon losyonlarından salisilat türevlerinden şampuanlardan bahsederek vakit kaybetmek istemiyorum

teşhis 2 ihtimal

1,folikülit
tedavisi meşhur roacutane ve muadillerini kullanarak neredeyse tamamen azalır

2,saç derisi romatizması ; kısmi psöriazis
tedavisi methotrexate enjeksiyonu ile beraber tuzsuz şekersiz bir yaşamdan geçer

saç derinizi kesinlikle kurutmanızı önermem , bol nem gerekli

ayrıca hergün biotin kullanın

dil altı b12 tb ler için

Bu hastaligi 20 yildir cekiyorum ve denemedigim hicbisey kalmamisti. Yasim 37, 3 ay once nemlendirici krem aldim bimden sac diplerindeki yaralardan dolayi sacimi sifira vurdum. Nemlendirici inanilmaz ise yaradi. Sonra vichy dercos kuru sac icin olan yesil kutulu sampuani aldim. Sampuan ilk uc yikamada daha berbat etti saclarimi ama bimden aldigim kremle yatistirdim. 4. Yikamadan sonra vichy sampuan sac derisini ve gogus bolgesini tertemiz yapti. 3 aydir cok mutluyum bu illetten kurtuldugum icin. İnsallah kalici olur. Allaha ne kadar sukretsem azdir. Buradaki tavsiyede bulunan arkadaslara da tesekkurler.

benimde saçımda kaşıntı ve koku var. normalde yağlı bir cildim var bunun için ilaç tedavisi gördüm. ilaç tedavisi bitti tüm sorunlar yeniden başladı. saçlarım dipler yağlı uçlar kuru, kıvırcık ve uzun.saçımı gün aşırı yıkıyorum. kuruyor bir kaç saat sonra uçları şampuan koksa dahi diplerden sanki yıkanmamış gibi yağlı ağır bir konu geliyor. bir bayan olarak çok rahatsız edici bir durum. biri yaklaşacak diye korkuyorsunuz. kullandığım ürünler arasında vichy var ama memnun kalmadım. doktorun verdiği ürünlerde işe yaramadı.

aranızda moos yada Leaf Action Ardıç Katranı Şampuanı kullanan deneyimleyen biri var mı? varsa denenyimlerini paylaşabilirler mi?

Herkese merhaba ve geçmiş olsun ben 15 yıldır bu davetsiz misafirle uğraşmaktayım gitmediğim doktor denemediğim ilaç,kozmetik ürün kalmadı ama hiç biri çare olmadı ya da sürekli kullanmak için çok pahalıydı ta ki biraz araştırma deneme yanılma ile bu işe kendimce bir çözüm bulana kadar hemen sadede geliyorum saf alkol (etil) buna çok dikkat edin aman ha eczanelerden likörlük alkol diye isteyebilirsiniz 1lt’lik olanlar sizi uzunca bir süre idare edecektir.söylediklerime temkinli yaklaşanlara SD tedavisinde kullanılan losyonların alkol içerdiğini hatırlatırım kaldı ki bir çok kozmetik “makyaj” temizleyici de alkol içeriyor.uygulaması oldukça basit üç parmağınızın iki boğumu kadar pamuğa alkol dökün şapır şapır akmasın nemliden biraz fazla olsun bunu gözlere dikkat ederek kafa bölgesindeki tüm sorunlu kısımlara uygulayabilirsiniz en fazla 2 gün sabah/akşam uygulandığında bana teşekkür edeceksiniz sorun giderildikten sonra 3-4 günde bir tekrarlayın problem solved.gönül kalıcı bir tedavi olmasını isterdi ama malesef yok en azından henüz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir